Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

DÜZEN DEĞİŞİR Mİ?

DÜZEN DEĞİŞİR Mİ?

Atatürk’ün öngördüğü siyasal ve ekonomik bağımsızlık, kalkınmanın temel koşuludur.

Cumhuriyeti kuranlar, Kurtuluş Savaşıyla elde ettikleri siyasal bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla taçlandırabilmek için hızla işe koyuldular. Akıl ve bilime dayanan devrimlerle, başta eğitim olmak üzere çağ dışı kalmış bütün kurumlar yeniden yapılandırıldı. Ancak ne yazık ki ortaçağ artığı kurumların temizlenmesi ve bu çalışmaların en önemli ayağı olan toprak reformu konusundaki çabalar Atatürk’ün yaşamıyla sınırlı kaldı.

Atatürk’ten sonra gelen ufuksuz yönetimler, toplumsal devrimleri tamamlayıp sürdüremediler. Çok geçmeden, bağımsızlık da bağımlılığa dönüştü.

Kapitalist sınıfı geliştirme çabaları, işbirlikçi kapitalistlerin elinde yabancılara kaynak aktarmanın aracı oldu.

Tarihte yabancı sermaye ile kalkınan bir ülke yoktu ama düyun-u umumiyeyi tasfiye eden bu güzelim memleket, yeteneksiz yönetenlerin öngörüleriyle girdiği borç sarmalında debelenmeye başladı.

Milli gelirin 1/3 ini emen işbirlikçi kapitalist sınıf, yatırıma değil; israfa ve lüks tüketime yöneldi.  

Eşitliğin geliştirilmesi yolunda kullanılması gereken kooperatifçilik ve sendikacılık gibi araçlar, yozlaştırılarak egemenlere hizmet eder hale getirildi.

Sanayileşme gerçekleştirilemediği için, ihracat gelirleri, lüks tüketim ekonomisinin ihtiyaçlarını karşılamaya bile yetmez oldu.

Kısaca söylemek gerekirse, halkın ekmeği, egemenlerin lüks tüketim histerilerini karşılamada kullanıldı. Olup bitenin alalanması için de dinsel değerler siyaset pazarına çıkarıldı.

Daha fazla uzatmaya gerek yok; şimdi ülke seçim eğik düzlemindedir. Büyük olasılıkla iktidar değişecek. Değişecek de; egemen güçler düzen değişikliğine izin verecekler mi?

Bilindiği gibi iktidar değişikliği başka, düzen değişikliği başka bir şeydir. İktidara aday olanlardan düzen değişikliği yönünde bir açıklama duyan var mı?

Biraz umut verseler, ihtimal ki seçim şansını da artıracaklar. Ama onlar “nasıl olsa emek kesiminin oyu bizim” öngörüsüyle, sermaye kesiminin oylarının peşindeler.

70 yıldır aynı şeyi deniyorlar. 

 








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!