Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 337730Toplam ziyaretçi:
  • 268Bugün kü ziyaretçiler:
  • 325Dünkü ziyaretçiler:
  • 2Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

9TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda yer alan sorularımın İçişleri Bakanı Sn. Efkan Ala tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Prof. Dr. Metin Lütfi BAYDAR

                                                                                                           Aydın Milletvekili

Kırıkkale’de önceki gün dağıtımına başlanan yeni kimlik kartlarında, din hanesinin “çip” içine yerleştirildiği anlaşılmıştır. Bu uygulamayla birlikte AİHM’in, “kimliklerden din hanesinin kaldırılması” yönündeki kararının, yine uygulanmamış olduğu anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda;

  • Türkiye, uluslararası anlaşmalar ile bağlı olduğu AİHM kararlarına uymayarak, anlaşma ve AİHM kararlarını geçersiz mi saymaktadır?
  • Çip içine “din hanesinin” yazılması, fişleme amaçlı mı yapılmaktadır?
  • Şayet fişleme amaçlı değilse hangi gerekçeyle bu uygulama sürdürülmektedir?
  • Bakanlığınız AİHM kararına hangi resmi gerekçeyle uymamaktadır?

 

 

3Bir şarkı söyle…

İçinde Altın ve kum olsun…

Bir dilek tut, bilirse ancak Medusa bilsin…

Bir renk giysin gözlerin, gökyüzü ve deniz kıskansın…

Mavilerden mavi beğen, adı olursa Didim olsun…

Bir meşale yak barış için, suyun ötesine şavkı vursun…

Efeler çıksın meydana, davullar çalsın, zurnalar ötsün…

Ve yankısı duyulsun dünyanın dört bir yanından… HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

3(TBMM Başkanı İsmail Kahraman: “Laiklik Anayasada olmamalı”)

Laiklik, ülkemizin sigortasıdır, sakın ha attırmayın!

Cumhuriyetimizin temel taşı Laikliktir ve Anayasamızda da yerini alacaktır.

Laiklik, çağdaşlıktır. Toplumları birleştirici ve uzlaştırıcı bir anlayıştır.

İç barışın da en önemli öğesidir Laiklik. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

3  Bir gösterge dünyasında yaşıyoruz. Göstergeler duygularımızı ve davranışlarımızı etkiliyor…

Giydiğiniz elbise, bindiğiniz araba, gittiğiniz lokanta, tuttuğunuz takım, saçlarınızın şekli, oturduğunuz ev, yaşadığınız mahalle, yaşadığınız bölge, oturduğunuz kahve, üye olduğunuz dernek, desteklediğiniz parti,  mensubu olduğunuz din ve mezhep, okuduğunuz kitap, dinlediğiniz müzik, kullandığınız parfüm, gittiğiniz berber, gezip tozduğunuz arkadaşlar, konuştuğunuz dil, dinlediğiniz müzik ve buna benzer daha birçok şey sizin göstergeniz oluyor… HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ATATÜRK VE 23 NİSAN 3  Bildiğiniz gibi, terör bahane edilerek 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına bir sınırlama getirilmek isteniyor. Dünya’da tek çocuk Bayramına sahip olmanın gururunu yaşarken ve tüm Dünya ülkeleri bu gururumuzu paylaşırken, hatta bu bayramın tüm Dünya çocukları için bir bayram olmasını dillendirilirken; bu tür kısıtlamaların yapılmasını doğru bulmuyorum… HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1Zeki Sarıhan

Alacağımı 25 yıl sonra tahsil ettiğimi yazmıştım. O da bir şey mi? Ben bir borcumu ancak 40 yıl sonra ödedim!

Okumaya düşkün insanlar, başkalarının da okumasını ister.  Bunu sağlamanın yolları kitap alışverişi yapmak, sınıf, okul, köy kitaplıkları kurmaktır. Bir yol daha vardır: Yayınevlerinden topluca indirimli kitaplar getirterek satmak. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1Zeki Sarıhan

Önceki yıl, bir grup arkadaş Burhaniye’de bir yazlığın balkonunda sohbet ediyorduk. Söz arasında ‘’Osmanlı devletinin Birinci Dünya Savaşı’nda iki büyük zaferi var: Çanakkale ve Kut-ül Amere’’ dedim.

 

Arkadaşlardan biri: ‘’Biz neden yalnız Çanakkale’yi biliyoruz? Kut-ül Amere’den neden hiç söz edilmiyor?’’ diye sordu. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

214 yıllık (yoksa 70 yıllık mı demeliydik) peşrevden sonra Cumhuriyet’e açıktan elense çekmeye başladılar, “sivil anayasa” istiyorlar. Hem de demokratikleşme (!) adına, memleketi vesayetten kurtarma (!) adına…

Meclis Başkanı “Laiklik yeni Anayasa’da yer almasın…”, diyor. Yaşamın her alanında İslam hukukunun geçerli olmasını savunanlar, ihtimal ki icma ile kıyas gibi istemleri de gündeme getirecekler. Daha şimdiden, “namaz kılmayanları öldürelim”, diyen var zaten. Aslına bakarsanız olanlar olmuş da adını koymaya hazırlanıyor bunlar. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2Zurnanın zırt dediği yere gelinmiş olmalı ki, yeni anayasa çalışmaları sürerken işin başına getirilen adam ağzındaki baklayı çıkardı:

-Anayasada laiklik olmasın!

Tamam, olmasın da; sen bütün okulları imam hatip yapmadın mı?

Eğitimi dinselleştirip yoksul çocuklarını mankurtlaştırmadın mı?

Aklın ve bilimin yerine inancı koymadın mı?

Kadını çuvala sokup yaşam alanlarını daraltmadın mı?

Cumhuriyetin kurumlarını bayramlarımıza varıncaya kadar bir bir ayıklamadın mı?

Ramazanda herkese oruç tutturmuyor musun?

Kamu çalışanlarını seçerken inanç ölçütüne öncelik sağlamadın mı?

Sayacak olsak sabaha kadar sayılır, hırsızlığını yapıyorsun, arsızlığını yapıyorsun; medya emrinde, bakara, makara ile de durumu kurtarıyorsun; daha ne istiyorsun?

Anayasadaki laikliğin mala, davara bir zararı var mı?

 

1Zeki Sarıhan

 

Meclis Başkanı İsmail Kahraman, AKP’nin rüyası olan yeni Anayasa’da laiklik kavramına yer verilmemesini istedi. AKP yöneticileri sözü dolandırarak da olsa  bunu kabul etmediler. Zaten laik değillerdi ve anayasa ve yasalardaki bu hükmü çoktan askıya almışlardı. İşler böyle tıkırında yürüyor görünürken bir de bu yüzden maraza çıkarmaya ne gerek vardı? Bunun gibi damlalar, zaten ağzına kadar dolu bayrağı taşırabilirdi… HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1Zeki Sarıhan

Derslerin kesildiği 22 Mayıs 1962 günü Türk Dili dergisini alarak okulun yukarılarına doğru gittim. Okulun danalarını güden bir çocukla İbi köylü, okulun yemekhanesinden çöpe atılmış artık ekmekleri seçmeye gelmiş dokuz yaşında bir çocuk konuşuyorlardı. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2Cumhuriyeti kuranlar, tasarladıkları devlet yapısını “Egemenlik Ulusundur” önermesiyle tanımlamışlar.

Yasama var, yürütme var, yargı var; belli aralıklarla seçimler de yapılıyor.

Peki, 100 yıla yakın zamanda ‘Ulusal Egemenlik’i ete kemiğe büründürebildik mi?

Görüntü tamam, belli aralıklarla önümüze bir sandık konuluyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI