Haydar PINARBAŞI | Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 657207Toplam ziyaretçi:
  • 547Bugün kü ziyaretçiler:
  • 994Dünkü ziyaretçiler:
  • 7Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Haydar PINARBAŞI

99.9Hani siyasi olmayan,ortalama bir yurdum insanının samimi duygularıyla söylemiş olmasını asla abes kabul etmem.Çünkü verilen eğitim,oluşturulan iklim,”eşitlik anlayışı” üzerine değil.

Halkın dayanışma ilişkilerinin “sadaka” kültürüne dönüştürülmesi maalesef “siyaset aktörleri” tarafından olunca bana çok tuhaf geliyor.

“Dayanışma ezilenlerin inceliğidir.” Solcuların temel anlamda kabul ettiği bu muhteşem söz,aslında Anadolu’ya pek yabancı değildir.

Bizler ana- babalarımızın yoksul olan ailelerle, onları nasıl da incitmeden dayanışma gösterdiklerini çok iyi biliriz. Bu kültür Anadolu’da zaten var.

Ancak 12 Eylül miladı ile vahşi kapitalizmin ve “köşe dönmenin” oluşturduğu bireyci iklim,dayanışmayı da “reklamlar” bölümüne aldı.

Benim alacağım konu,siyaset yapan insanların,ülkesinde yaşayan tüm yurttaşların,işsizliğine,yoksulluğuna “çare üretmek” yerine, onlara verilecek sadakayı çözüm olarak göstermesidir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99.9Şuradan defalarca yazdım.

Bu iş kasıtlı olmadan böyle yapılamaz.

Sade bir öğretmenin gördüğünü, koskoca bakanlık görmeyecek mümkün mü?

Bu bir tercihtir! Eğitimi bitirme tercihi. Bitirme derken bizim açımızdan,yani halk açısından hak olan eğitimi bitirdiniz evet.

Bu köşeden yazdığım yazıları hatırlıyorum.

Şimdi her şey bittikten sonra “eğitimci” bir bakan geldi.

Öncekiler sanki bu iktidarın bakanı değildi.

Eğitim ile ilgilenen insanlar her seferinde uyardılar. Her değişiklik bir “reform” olarak sunuldu.Her seferinde bakan değişti.Eğitim kademe kadem tüketildi.

Ben bunu asla beceriksizlik saymıyorum.

Evet bu bir tercihtir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99.9Demokrasi mücadelesinde sistemin şifrelerinin bilinmesinin önemi çok yüksektir. Eğer sistemi iyi anlar, yorumlar ve mücadele sürecini iyi yürütürseniz,iktidarı alırsınız.

Yoksa sistem sizi defalarca ezer, geçer.

İşte tam bu durumu yaşıyoruz.

Şu andaki iktidar,uluslararası sermaye ile işbirliği daim olarak süren yerli sermayenin taleplerini anlayıp,yorumlayıp yerine getirerek halkın tepesinde boza pişiriyor.

En gerçek saptamaları da “korku salma.”

Ne demişti dönemin başbakanı, Ankara’daki patlamadan sonra “oylarımız arttı.” HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1010 Temmuz 2018 tarihli Özgürses Gazetesi’nde ’’İyi Uykular Didim’’ başlığı ile çıkan haberi gerçekten hem şaşkınlık hem de üzüntüyle okudum. Şaşkınlık derken, daha önce köşemde de yazdığım Didim’de,  bazı hazine arazilerinin satışına yönelik olarak birtakım yerlerin planlandığını duyduğumu söylemiştim.  13 bin 302 parsel ve 1086 ada 7 parselin,  854 ada 60 parselin yaklaşık olarak 750 dönümlük arazinin Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 2 Nisan 2018 tarih ve 41 sayılı kararı ile satış suretiyle özelleştirilmesi kararlaştırılmış ve 10 Nisan 2018 tarihli resmi gazetede yayınlanarak satışa çıkarılmıştır. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99İlk sesini, ilk gülüşünü gördükçe çok mutlu olacaksınız.İlk konuşmalarını hiç unutmayacaksınız.Elinden tutup ilk yabancıya,öğretmenine teslim edeceksiniz.Derslerini birlikte yapacaksınız.

Okul dersleri yetmeyecek, herkes gibi dershanelere gönderecek, meşakkatli sınavlardan geçireceksiniz.Girdiği üniversite sınavında öğretmen olmak için gereken bölüme kayıt yaptıracak.Bir “öğrenci kenti” olan Eskişehir’e göndereceksiniz.Bir gün bir haber alacaksınız ve dünyanız kararacak.

Girdiği sokakta “alperen esnaf” ile birlikte polis tarafından öldüresiye (gerçekten öldüresiye) dövülecek.38 gün komada kalacak ve bundan tam beş yıl önce 10 temmuz 2013’te o gencecik yaşamı solacak.

Kahrolmamak, utanmamak elde değil.

Bir hayat borçluyuz bu çocuğa.

Babası Şahap Korkmaz’ı tanıdım.

Siyasetle ilgisi olmayan ortalama yurdum insanı. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Yenilgilerin alındığı seçimler sonrasında yaşanan tartışmalar normaldir tabi. Ama her zaman “sol” partilerdeki tartışmalar öne çıkar.

Sol bir lider sultasını oldum olası kabul etmez.Solu sol yapan temel ilkelerden bir tanesi de “tek lider” anlayışının olmaması ya da kabul edilmeyişidir.

Son seçimlerde umutları artıran ve gerçekten iyi bir yol izleyen CHP’deki tartışmalardan dolayı klavyem döndüğünce bir iki söz edeyim istedim.

Tartışma normal dedim.Konu bu değil.Konu havuz medyasının partililerden daha çok tartışması ve bire bin katarak cafcaflı hale getirmesi.

Eh bu da normal. Çünkü onların işi bu! HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99İnsanların demokrasi için heyecanlandığı ancak yine bir yenilgi ile sonuçlanan bir seçimi daha geride bıraktık.

Toplumun ciddi anlamda kamplaştırıldığı süreci, derinleştirerek devam ediyor iktidar.

Seçim sonrasında yenilgiden kaynaklı olarak halkı suçlayanlardan değilim ben.

Ve inanıyorum ki halk gerçekten inandığında çok sultanlar devirir.

Ben siyaseti yapmak için öne çıkanların umut verip vermemesini daha anlamlı görüyorum.

Son dönemdeki tüm seçimler aslında tam da liberallerin,genel olarak sağın istediği biçimde gerçekleşiyor.

Solun o kolektif ve örgütlü toplum anlayışından uzak,çekilen tuzaklara düşülerek yapılan seçimlerde kaybediyor olması normaldir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99İnsanlar nasıl yaşarsa öyle düşünürler doğal olarak.Bütün insanları da kendi yaşamları üzerinden değerlendirirken,siyasetlerini de bu yaşamın oluşturduğu düşünce üzerinden ifade ederler.

Bir asgari ücretlinin ya da işsizin hayalleri ve dünyayı değerlendirmesi ile para hesabı yapmayan bir zenginin hayalleri ve değerlendirmeleri de farklıdır.

Ayakkabı mağazası olan bir arkadaşım, “gözüm hep insanların ayaklarına takılıyor” demişti hiç unutmam.Çünkü onun işi o.

Normaldir.

Nereden çıktı bu konu diyeceksiniz.

Girişimci İş Adamları Vakfı’nın (GİV) 6.Girişimcilik Ödülü’nde konuşan Bilal Erdoğan’dan.

Ülkemizin çok girişimci oğlu ödülünü alırken “Hz.Muhammed’in Allah’ın mesajını insanlara ulaştırarak çok iyi bir “girişimcilik”örneği gösterdiğini” söylemiş. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99“Kurdaki hareketlilik geçici ve konjonktürel.” 

“Döviz kurunda üstesinden gelemeyeceğimiz bir durum yok.”

“Ülkemizde kurlarda yaşanan kısmi dalgalanma Türkiye gerçekleriyle ilgili değildir.”

“Bankalarımız ABD ve Avrupa’daki muadillerinden daha iyi durumdadır.”

“Seçimden hemen sonra farklı şekilde müdahale edeceğiz.”

“Lütfen kendi paranızı dövize değişmeyin.”

Türkiye 7.4 büyüdü, büyümeye devam ediyor.”

“Dedikodu ve yalanlara inanmayın.”

“Bu badireyi de atlatacağız.”

“Yerli ve milli olun.”

Vs.Vs.Vs. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Bir Gün Gazetesi’nde Erk Acarer’den okumuştum ilk kez.Mutlaka daha önceden de okuyan duyan çok olmuştur.Tam 15 Temmuz sonrasında yapılacak Yenikapı Mitingi öncesi yazılan bir yazıydı.

Padişah bir gün “tebdil-ikıyafet”  sokağa çıkar.Sahilde gezerken bir kayık içinde şarap içen birini görür.Yanına gider.”Şarap yasak değil mi,neden içiyorsun”der.”Padişah duyarsa yanarsın”.

“Padişah nereden duyacak ki,” der adam istifini bozmadan.

“Öyle mi?” diyerek muhafızların çağırır ve “alın bu adamı,götürün vurun kellesini.”

“Aman padişahım,yaman padişahım” kar etmez.En son adam der ki.

“Ben sizin hangi kapıdan İstanbul’a gireceğinizi bilirsem beni bağışlar mısınız? der.

“Nasıl olacak bu iş” der padişah. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Köylüm,dostum,okurum Sevgili işçi kardeşim Yusuf Taştan nazik şekilde uyarmadan,nedenlerimi söyleyeyim de,kızmasın bana.Yusuf Adıyaman’dan köylüm.Barajdan kaldırılmadan önce orada yaşardı.Ben de Çaylı (Kakurtlu) Köyünde 6 yıl çalıştım.Öğretmenliğimin en güzel günlerini,yıllarını orada yaşadım.Atatürk Barajı’nın suları altında kalınca köy,onlar da devletin gösterdiği yere Yalıköy’e geldiler.Şimdi burada Yalıköy’de oturur.Kişilikli,onurlu bir işçidir.Yazı gecikince,Yusuf arar “hocam bir sorun mu var,yazını göremedim”der.Sağolsun çok mutlu eder.Ona ve tüm köylülerime sevgi ve selamlarımı gönderip gündeme döneyim.

Döneyim de neresinden döneyim bilemedim. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Tam da böyle tabir edilecek bir durumda sevgili ülkem.

Kamu mallarından, fabrikalarından arazilerinden tutun,eğitime,sağlığa kadar temel hak olan hizmetler bile satılık.

Gün geçmiyor ki, kamuya ait varlıkların satıldığını duymayalım.

Evet dünyada kapitalizmin krizi sürüyor.

Ama bizde apayrı sürüyor kardeşim.

Gözü dönmüş bir şekilde harcıyorlar geleceğimizi.

İçinde bulunduğumuz durumu anlatacak sözler bulmakta zorlanıyorum gerçekten.

Ülke yoğun bir satış saldırısı altında.

OHAL dışında yönetilemeyecek durumda. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI
Haydar PINARBAŞI
Hüseyin ÖZALP
Türker ERTUNCAY