Haydar PINARBAŞI | Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 610200Toplam ziyaretçi:
  • 87Bugün kü ziyaretçiler:
  • 443Dünkü ziyaretçiler:
  • 0Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Haydar PINARBAŞI

99Bir Gün Gazetesi’nde Erk Acarer’den okumuştum ilk kez.Mutlaka daha önceden de okuyan duyan çok olmuştur.Tam 15 Temmuz sonrasında yapılacak Yenikapı Mitingi öncesi yazılan bir yazıydı.

Padişah bir gün “tebdil-ikıyafet”  sokağa çıkar.Sahilde gezerken bir kayık içinde şarap içen birini görür.Yanına gider.”Şarap yasak değil mi,neden içiyorsun”der.”Padişah duyarsa yanarsın”.

“Padişah nereden duyacak ki,” der adam istifini bozmadan.

“Öyle mi?” diyerek muhafızların çağırır ve “alın bu adamı,götürün vurun kellesini.”

“Aman padişahım,yaman padişahım” kar etmez.En son adam der ki.

“Ben sizin hangi kapıdan İstanbul’a gireceğinizi bilirsem beni bağışlar mısınız? der.

“Nasıl olacak bu iş” der padişah. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Köylüm,dostum,okurum Sevgili işçi kardeşim Yusuf Taştan nazik şekilde uyarmadan,nedenlerimi söyleyeyim de,kızmasın bana.Yusuf Adıyaman’dan köylüm.Barajdan kaldırılmadan önce orada yaşardı.Ben de Çaylı (Kakurtlu) Köyünde 6 yıl çalıştım.Öğretmenliğimin en güzel günlerini,yıllarını orada yaşadım.Atatürk Barajı’nın suları altında kalınca köy,onlar da devletin gösterdiği yere Yalıköy’e geldiler.Şimdi burada Yalıköy’de oturur.Kişilikli,onurlu bir işçidir.Yazı gecikince,Yusuf arar “hocam bir sorun mu var,yazını göremedim”der.Sağolsun çok mutlu eder.Ona ve tüm köylülerime sevgi ve selamlarımı gönderip gündeme döneyim.

Döneyim de neresinden döneyim bilemedim. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Tam da böyle tabir edilecek bir durumda sevgili ülkem.

Kamu mallarından, fabrikalarından arazilerinden tutun,eğitime,sağlığa kadar temel hak olan hizmetler bile satılık.

Gün geçmiyor ki, kamuya ait varlıkların satıldığını duymayalım.

Evet dünyada kapitalizmin krizi sürüyor.

Ama bizde apayrı sürüyor kardeşim.

Gözü dönmüş bir şekilde harcıyorlar geleceğimizi.

İçinde bulunduğumuz durumu anlatacak sözler bulmakta zorlanıyorum gerçekten.

Ülke yoğun bir satış saldırısı altında.

OHAL dışında yönetilemeyecek durumda. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99TEOG yerine getirildiği söylenen sınavlar için “nitelikli” olan okullar açıklandı.Sonuç imam hatipleşme ve piyasalaşma.Çok söze gerek yok Daha önce yazmışım.Hem de 7 kasım 2017’de. Özgür Ses’te yayınlanan yazımı aynen aktarayım:

(ADRESİNİ DEĞİL,İKTİDARI DEĞİŞTİR!)

Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde oynanan eğitim sisteminde gelinen son nokta artık taşınabilir bir durum değil.

Yüzbinlerce gencin mağdur edilmesi bir yana,yıl ortasında,eğitimle uzaktan yakından ilgisi,bilgisi olmayan cahil ellerce oynanıp duruluyor.

Yıllarca söyledik.Sistemin eğitimdeki derdi rantın artırılarak kazançlarına kazanç katmaktır.

Dünya Ticaret örgütü’nün yaklaşık altmış yıl önce aldığı karar tüm dünyada uygulanmaya çalışılırken bizde cahil ellerce ve acımasızca yapılıyor.

“Eğitimi paralı hale getireceksiniz!”

Dünya sermayesinin kararı budur. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Dolar 4 lirayı aştı.Euro 5 lirayı.Benzin derseniz hakeza.Dünyanın en pahalı benzinini kullanıyoruz.

Şeker fabrikaları satılıyor.Kamu arazileri peşkeş çekiliyor.

Ama ülkede ve medyada ilk gündem konuları AKP’nin il ve ilçe genel kurulları.Tabi ki bu genel kurulların “genel kurul” olduğundan değil gündeme oturması.Genel başkanın konuşması.

İktidar, ısrarla ekonomiden uzak.Hatta orada yaşanan sorunlar kapatılmaya çalışılıyor.

Örneğin kamunun en büyük yerli ve milli yatırımları ve değerleri,”yerli ve milli” olduğunu söyleyen iktidar tarafından satılıyor. Ama iktidar partisinin genel kurullarında bu konu” biz zaten şeker kullanmıyoruz,şeker sağlığa zararlıdır” havasında.Konu sanki başka ülkede yaşanıyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Öylesine baskın bir şekilde gündem oynaması yapıyorlar ki,muhalefetin ülkedeki gerçek durumu göz önüne dökmesi oldukça zorlaştırılıyor.

Her gün diyeceğim ama öyle her güne kalmıyor,neredeyse saatte bir gündem patlaması oluyor.

Muhalefet de bence bu gündem yanılması üzerinden kendine kurulan tuzağın hepsine bir bir düşüyor.

Dün “İslamın güncellenmesiydi” gündem,bugün Ulusal Marşın ezgisinin “güncellenmesi.”

Dün söylenende bir gelişme oldu mu,hayır!

Bugün oluşturulan gündem sahici mi peki? Hayır! HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Kuyucaklı Yusuf,herkesin bildiği gibi Sabahattin Ali’nin ünlü romanıdır.Aydın’da öğretmenlik yapan S.Ali’nin, bir kumpas sonucu cezaevine sokulup,burada tanıdığı Yusuf’u anlattığı ünlü romanıdır.

Aslında daha önceden başladığı romanı ancak 1936’da tamamlar Ali.1937’de de toplatılma kararı verilir.

Gerekçe,”halkı, aile hayatı ve askerlikten soğutmak”tır.

Dava açılır.Dava 7 Ekim 1937’de görülecektir.

Mahkemeye sunulmak üzere rapor hazırlamak için bilirkişiler görevlendirilir.

Bu bilirkişiler S.Ali’nin suçlandığı konulardadır. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Onca yıl okullarda,”cumhuriyet en iyi yönetimdir,ülkemize en uygun yönetim şeklidir” diye ders verir öğretmenler. Ve eklenir peşinden “Cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesidir.”Sanki bir demokratik ülkede yaşıyormuşuz gibi  yanılsama üreterek tabi.

Bunu neden söylüyorum.

Evet seçimler demokrasinin olmazsa olmazlarındadır.

Toplumun örgütlü olması aslında seçimleri daha anlamlı kılar ama bizde “örgütlü toplum” zaten “tü kaka” ilan edildiği için,demokrasi için oturup dört yılda,beş yılda bir seçimi beklemekten başka çare kalmıyor.

Böyle olunca seçimler daha da bir önem kazanıyor.

Zaten öyle de isteniyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Bir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce, “çevre ile ilgili” bir çocuk oyununun, “savaş ve şiddet” karşıtlığının “şu hassas günlerde dillendirilmemesi” gerektiği gibi bir bahane ile izin verilmediğini öğrendik. Bir kaç “küçük“gazetede okuduk bu “önemsiz” haberi.

Oyun için istenen izne yanıt olarak verilen yazıda,üçüncü paragrafta belirtilen,”yaşlı ağaç adlı karakterin şiddet  karşıtı sözleri ile çevre temizliği arasında ilişki kurulamadığı” yazıyor.

Son paragraf ise,savaş karşıtlığı gibi “siyasal bir söylemin” çocuklarımıza “şu dönemde” sunulmasının sakıncalı olduğu olduğu belirtiliyor.

Savaşın karşıtı,”barış”,sakıncalı yani. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Hep tartışılagelmiştir doğal olarak.Sol partilerin kongreleri herkesin üzerine söz söyleyeceği,olabildiğince alay edileceği bir durum olarak sunulmuştur.

Benim güzel ülkemin liberal ve gericilerin yörüngesindeki insanı ve de iktidardaki şahane parti, kendi genel kurullarından,il ve ilçe yönetimlerinin nasıl seçildiğinden,pardon,nasıl atandığından  kamuoyunu uzak tutmak için yandaş olmayan partilerin kongreleri üzerine,son derece demokratik eleştirilerini sunarlar.

Bilmem nerenin ilçe başkanından genel başkanına kadar,İstanbul il başkanlığına kimin seçildiği üzerine son derece demokrat,son derece bilimsel bir tutumla sözler söylenir.

İleri demokrasinin tezahürüdür bunlar. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Anlamakta gerçekten sıkıntı çektiğimiz şeyler oluyor. Neredeyse her gün “cibilliyetinden” başlayıp hakaretlere varan sözler söyleyeceksiniz,sonra da bu partinin bir il başkanı için “Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti” ne hale geldi diyeceksiniz.

Sanırsınız ki o güne değin hep övdüler.

28 Mayıs 2013’te daha önce çıkarılan yasalarla ilgili,”iki tane ayyaş” diyerek aşağılayan ve her seferinde her türlü olumsuzluğun üstüne yıkılmaya çalışıldığı,”cibilliyetini bildikleri” partiye bir sahip çıkmalar…

Anladık tamam.Politika yapılıyor.Ama bu kadarına pes kardeşim.

Canan Kaftancıoğlu korkuttu evet. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

99Laikliğin olduğu söylenen bir ülkede,tek dinin,tek mezhebin anlayışını taşıyan,tüm açıklamalarında bunu yaşatan bir devlet kurumu.”Diyanet İşleri Başkanlığı.”

Biz ilkokulda iken ders kitaplarında bile “% 99′ u müslüman” olduğu akıllara kazınan bir yaklaşımın nasıl bir “laiklik” taşıdığını çok tartışmadı bu toplum bence.

Nereden biliyorsunuz % 99′ u müslüman? diye soran bir aydın yapı oluşturamadı maalesef.Ya da (haksızlık olmasın) sesi çıkanları da ortadan kaldırdılar.Ama sonuçta ciddi bir tartışma ya da aydınlanma yaşatılmadı halka.

Bu durumda devletin tamamen islamcı ve mezhepçi tutumunu açık açık yaşatmasına kadar dayandı.Sünni müslümanlar dışında inançlar ya inkar edildi,ya da görmezden gelindi.Bunun örneklerini hep yaşıyoruz.Ama benim gördüğüm en kötü örnek,Bir kaç yıl önce,Sivas Katliamı için anma yürüyüşüne izin verilmeyip,aynı gün  dönemin kaymakamının bir siyasi partinin iftar yemeğinde yemek dağıtmasıydı.

Hadi onları geçtik. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI
Haydar PINARBAŞI
Hüseyin ÖZALP
Türker ERTUNCAY