DOÇ. DR. AYDIN FINDIKÇI | Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 657207Toplam ziyaretçi:
  • 547Bugün kü ziyaretçiler:
  • 994Dünkü ziyaretçiler:
  • 6Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

DOÇ. DR. AYDIN FINDIKÇI

22-1Bu kısa makale, Türkiye’deki dengesiz siyasal gelişmeleri ve bu gelişmelerin nedenlerini daha sağlıklı bir şekilde algılamaya, hali hazırdaki çarpık siyasi oluşumları doğru tahlil etmeye ve gidişatın nereye varacağı sorusunu yanıtlamaya yönelik küçük bir katkı sunma maksadıyla yazılmıştır.

Makalemin başlığı, 1661-1715 yılları arasında yaşayan, hem kendi halkına ve hem de komşu ülkelerin halklarına zalimliklerin en büyüğü yaşatan Fransız Kralı Ludwig XIV’e aittir. 5 yaşında iken Kral olan Ludwig XIV, ilk iş olarak kendisine çok görkemli ve muhteşem bir saray inşa ettirdi. Bugün bile Avrupa’nın en görkemli sarayı olarak bilinen Versailles Sarayı’nın yapımına, Kral Ludwig XIV doğduğu yıl, 1661’de bir “Av Köşkü” olarak başlandı ve Fransız Kralın hükümdarlığı döneminde dev bir saray kompleksine dönüştü. Avrupa’nın en büyük sarayı unvanını koruyan Versailles (Versay) Sarayı, imar yasasına uygun, kaçak olmayan ve Türkiye´de en çok kullanılan deyimlerden biri olan “sonradan görme, gâvurdan dönme” olmayanların yaşadığı ve çalıştığı, 6 hektarı aşan büyüklükteki 2.300 odalı bir komplekstir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

22Siyasal İslam, düşünen ve sorgulayan insan sevmiyor. Sevda, doğa ve yurt sevgisi üzerine şiir yazan sanatçıyı, türkü söyleyen ozanı, resim çizen ressamı ve yazı yazan yazarı, özgür düşünen kafayı, satılık ve kiralık olmayan kalemi sevmediği gibi imha da ediyor.

Siyasal İslam; gerçek inananı, kendini ve inancını başka inançtan olanlara karşı üstün görmeyeni, başka inançtan olanları rencide etmeyeni kabul etmiyor. “Ya benim gibi sapık olacaksın, ya da yok olacaksın” tehdidini savuran Siyasal İslam, artık Türkiye açısından çok büyük bir tehdit ve tehlike arz eder duruma gelmiştir.

Nazi Almanya’sında Adolf Hitler ve ekibinin uyguladığı insanlık dışı vahşetin bir benzeri, Siyasal İslam taraftarlarınca, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta uygulandı. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

22Türkiye gibi çoğulcu demokrasiyi, evrensel hukuku ve bir toplumsal uzlaşı metni olan çağdaş anayasayı elinin tersi ile bir tarafa iterek yönünü siyasal İslâm’a çeviren toplumlarda „adalet“ aramak, eşyanın tabiatına aykırıdır. Çoğulcu ve laik demokrasilere özgü olan adalet ya da hukuk, aynı zamanda siyasal İslâm’ın da panzehridir. Bundan dolayı katılımcı demokrasi ve evrensel hukuk düşmanı olan siyasal İslâm, ayak bastığı her yerde, kitleselleştiği her toplumda, ekonomik güç olduğu her devirde, toplumlarda var olan her türlü adaleti, kendi adaletsizliği yerine ikame eder. Dinsel bağnazlıktan nemalanan siyasal İslâm’ın önceliği, toplumun bireylerini huzur, iç barış, ekonomik refah, siyasal istikrar, sosyal canlılık, kültürel zenginlik gibi değerler etrafında bir arada tutmak değildir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

s-0116f34b73294f8a596cc564a88a09cb135b2793Almanya´nın bir hukuk devleti olmadığını iddia edenlerin başında, az gelişmiş ülke diktatörlerinin ve bu diktatörler tarafından atanan, nemalandırılan ve özel seçilen ‘Abidikgubidik’lerin‘ geldiği bilinen bir gerçektir. Almanya gibi hukuk devletinde hukuk sistem, Türkiye’de olduğu gibi bir kişiye ya da bir zümreye göre değil, anayasada yazılı olan kurallar ne ise ona göre işler. Evrensel hukuk kurallarını içselleştirmemiş, bu kuralların neler olduğunu kendi siyasi yaşamında ve toplumsal ortamda yaşamayan biat kültürü ile yetişen kişilerin, hukuk devleti ile büyük sıkıntıları olduğuna dair binlerce örnek mevcuttur. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

9  Diktatörlerin başını çektiği egemen sınıfların kurdukları dini sömürü, ekonomik talan, ahlaksızlığa ve yalana dayalı çarkın ayakta kalabilmesinin en etkin yollarından biri de “dini ibadet” adı altında uygulanan insan haklarını ve inanç özgürlüğünü ayaklar altına alan yaptırımlardır. Bundan dolayı dini ibadet, çoğu zaman diktatörlerin ayakta kalmalarını sağlayan bir araç olarak tarih boyunca her coğrafyada uygulandı ve uygulanmaya da devam etmektedir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

11   Bu kısa makale, Türkiye´deki dengesiz siyasal gelişmeleri ve bu gelişmelerin nedenlerini daha sağlıklı bir şekilde algılamaya, hali hazırdaki çarpık siyasi oluşumları doğru tahlil etmeye ve gidişatın nereye varacağı sorusunu yanıtlamaya yönelik küçük bir katkı sunma maksadıyla yazılmıştır. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

9Günümüzün Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında var olan sözleşmeye dayalı ‘‘Ortaklığının geçmişi, 1959 yılına kadar uzanıyor.  ‘‘AB –Türkiye Ortaklığı‘‘, Adnan Menderes hükümetinin, Yunanistan’ın Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) yaptığı ‘‘Ortaklık Başvurusuna karşı verilen bir tepkinini ürünüdür.  Yunanistan, AET’ye (şimdiki AB) ‚‚ortaklık‘‘ başvurusunda bulunmamış olsaydı, Adnan Menderes hükümetinin de kılı kıpırdamayacaktı. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

8   Fransa’da 6 Aralık 2015 tarihinde gerçekleşen bölgesel parlamento seçimlerinin ikinci turu, 13.12.2015 tarihinde gerçekleşecek. İlk turdaki seçim sonuçlarına göre yüzde 28 oy oranı ile Marina Le Pen liderliğindeki ‘Front National’ (FN) adlı ırkçı parti seçimden zaferle çıktı. Martine Le Pen’in yaşadığı Pas-de-Calais-Picardie seçim bölgesinde ise, FN yüzde 42 oy oranı ile toplam 13 bölgenin 6 tanesinde birinci parti oldu. Marine Le Pen´in yegeni Marion Maréchal-Le Pen ise ülkenin güneyinde olan Alpes-Côte d’Azur seçimlerin birinci oldu. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

5Başta Federal Alman Cumhuriyeti (FAC) olmak üzere, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke hükümet ve devlet başkanlarının yanı sıra, siyasi parti ve çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşları (STK) aylardır ‚ mülteci‘ kaynaklı yaşanan ‚insanlık dramı‘ konusunda  birbirini suçlayıcı açıklamalar ile çalkalanıyor.

Alman Sol Partisi, ölüm yolculuğuna çıkan ‚mülteci akınının‘  baş sorumlularının başında gelenlerin, dünya sıralamasında en fazla silah ihraç eden ülke sıralamasında üçüncü ülke olan FAC ve batılı diğer devletlerin izlediği yanlış politikalar olduğuna vurgu yapması, İkinci Dünya Savaşı sonrası şartlarda kurulan AB’nin sahip olduğunu iddia ettiği evrensel değerlerin ne kadar çifte standartlı olduğunun da bir anlamda altını çizer mahiyettedir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

5PKK’nın 27 Kasım 978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesi Ziyaret (Fis) köyünde yapılan kuruluş kongresi ile ‘Apocular’ olarak bilinen kişiler tarafından kurulması, 1979’da dönemin Adalet Partisi (AP) Urfa milletvekili olan Bucak Aşireti lideri Mehmet Celal Bucak’ın evine yapılan silahlı baskın ile ‘etkin bir şekilde’ duyurulmuş oldu. Bu silahlı baskında Celal Bucak hafif yaralanırken sekiz yaşındaki oğlu hayatını kaybetti. Bu olayın nedeni bilinmeden, adına ‘çözüm’ denen sürecin neden ve sonuçları da muğlak kalır. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

AYDIN FINDIKÇI

Kılıçdaroğlu, Baykal’a: “Partinin başına dönün, el ele verip Haziran seçimlerini başarıyla gerçekleştirelim” demeli-mi-?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 1923’ten bu yana 34 olağan ve 17 olağanüstü kurultay olmak üzere toplan 51 defa delegeleri ve dinleyicileri ile kurultay topladı. CHP, 18. Olağanüstü kurultayını 5 ve 6 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirecek ve delegelerin oyları ile yeniden bir Genel Başkan seçecektir HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Doç. Dr. Aydın Fındıkçı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye nüfusu 75 milyondur. Bu nüfusun yaklaşık 10 milyon kadarını okuma-yazması olmayanlar oluşturmaktadır. Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nın açıkladığı geçici seçim sonuçlarına göre, 10 Ağustos 2014 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçiminde 56 milyon 33 bin 940 seçmen oy kullanma hakkına sahiptir. Bu seçmenin seçime katılım oranı yüzde 74.12 oldu. Yani 56 milyon 33 bin 940 seçmenin sadece 40 milyon 567 bin 72 ‘si oy kullandı. Kullanılan oyun 735 bin 883 ‘ü geçersiz sayıldı. Seçime katılmayan 16 milyon civarındaki seçmen (bunun 10 milyon kadarı okuma yazma bilmediğinden hesap dışı kalırsa) yani oy kullanmayan 6 milyonluk seçmen böylelikle RTE’ın seçilmesini sağlamış oldular, kendilerini ‘tebrik ederim’! HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI
Haydar PINARBAŞI
Hüseyin ÖZALP
Türker ERTUNCAY