Zeki SARIHAN | Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 610203Toplam ziyaretçi:
  • 90Bugün kü ziyaretçiler:
  • 443Dünkü ziyaretçiler:
  • 3Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Zeki SARIHAN

1 (2)Zeki Sarıhan

Mustafa Kemal Paşa’nın Lağvedilmiş 9. Ordu Birlikleri Müfettişliğine atama kararnamesini Padişah 30 Nisan 1919’da imzaladı. 16 Mayıs 1919 günü de Cuma selamlığında Padişah’ı ziyaret ederek Bandırma Vapuru ile Samsun’a hareket etti.

Dönemin basın merkezi olan İstanbul’da gazeteler, yalnızca bu atanma ve yola çıkma olayını haber verdiler. İki olay arasında geçen 16 gün içinde Mustafa Kemal Paşa ile ilgili bazı yazışmalar, görüşmeler olmuşsa da bunların hiç biri basınında yer almadı.

Tarih yazmakta çok tembel ve üşengeç bir millet olduğumuz için bunlarla ilgili belgelere uzun yıllar kimse dokunmadı. Atatürk’ün anlattığı birkaç anekdotla yetinildi. Oysa İstanbul Hükümetinin arşivleri Büyük Zafer’den sonra İstanbul hükümetinin istifa ettiği 4 Kasım 1922’den sonra Ankara Hükümetinin eline geçmişti. 50-60 yıl boyunca o günün gazetelerine bakmayı da kimse akıl etmedi. Aşağıda Mustafa Kemal Paşa’nın atanması ve Samsun’a hareket etmesinin o günün basınında nasıl yer aldığını göreceğiz. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

Kuzey Kore’de son gün: 7 Temmuz 2008

Bugün Türkçeye Büyük Halkevi olarak çevrilebilecek Millî Kütüphanelerine götürdüler. Mihmandar bayan binanın birkaç katını ve çalışma salonlarını gösterdi. Araştırma yapanlar, yabancı dil öğrenenler ve bir müzik salonu. Burada bize Türkçe bir parça diye bula bula Beatles’in bir albümünü getirdiler. Bunun bize ait olmadığını söyleyerek çantamda öğleden sonra gideceğimiz okul için hazır bulundurduğum Ruhi Su’nun bir kasetini dinlettim. Bölümün sorumlusu bayan bunu bırakmamızı istedi. Bıraktım. Böylece Ruhi Su yerini bulmuş oldu…

Önünde açık bir kitapla ilgilenmekte olan bir yetkilinim odasına alındık. Felsefe profesörü imiş. Bize Çuçe Düşüncesi ile ilgili uzun bir nutuk çekti. Bu bilgilerin bizde olan Kore işe ilgili kitaplarda da bulunduğunu söyleyerek elinden kurtulmaya çalıştım. Türkiye ile ilgili birkaç İngilizce ve Fransızca broşür ile Kore hakkındaki kendi kitabımı bıraktım. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

6 Temmuz 2008, Pazar

Bugün sabah saat sekizde Vansan kentine gitmek üzere otomobille başkentten ayrıldık. Kore Yarımadası’nı enine keserek Doğu Denizi’ne doğru uzun bir yolculuk yaptık. Bir süre ovalarda yol aldık sonra dağlık bölge başladı. İnsan gücüyle yapılmış işleri kapkaranlık uzun ve kısa tünellerden geçtik. Her yanda önceki günkü şiddetli yağmurun izleri görülüyor. Tünellerde bile su vardı. Yolun belli bölümlerine “bozuk” işareti konulmuş. Yol bütünüyle beton. Beton bloklar üzerinden geçerken otomobil tekerlekleri trenin çıkardıklarına benzer sesler çıkarıyor. İlk mola verdiğimiz yer bir baraj kıyısındaki restoran. Karşıda dimdik tepeler.. Yağmurdan yerlere saçılmış ve toplanmamış kayısılar görünüyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

(Günlüğün 4 Temmuz tarihini taşıyan ve Güney Kore sınırına yapılan yolculuğu, güncelliği nedeniyle ilk yazı olarak paylaşmıştım. Ertesi günden devam ediyorum)

5 Temmuz 2008, Cumartesi

Bugün bir çiftlik ziyareti yapacaktık ama dünkü şiddetle yağmur nedeniyle yolların bozulduğunu söyleyen sorumlumuz Om, bu geziyi iptal ettiğini söyledi. Dün zaten bir çiftlik gördüğümüzü de eklediler. Eh, öyle olsun!

Kulaklarımda mantar olduğunu ve Koreli bir doktora göstermek istediğimi söylemiştim de “Olur” demişlerdi. Buna nihayet sıra gelmiş. Murat Şahin “Bunlar sizi yabancıları götürdükleri bir hastaneye götürürler” demişti. Gerçekten de öyle oldu. Yabancıları oturduğu semtteki “Dostluk Hastanesi”ne götürdüler. Kendilerine teşekkür ettim ancak Korelilerin gittiği bir hastaneyi görmeme engel oldukları için de çıkıştım. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

111Zeki Sarıhan

3 Temmuz 2008, Perşembe

Bugünkü programa Kadın Birliğini ziyaretle başladık. Buraya 2001’de CKD grubuyla da gelmiştik. Birliğin başkanı değişmiş. Yeni yönetimin ikinci başkanı, yani Uluslar arası İlişkiler Bölümü ikinci başkanı, Ri Yong Hui 40 yaşlarında, diğer Koreli kadınlardan daha toplu biri. Bu buluşma için özel olarak giyindiği ve makyaj yaptığı belli oluyor. Ondan daha yaşlı görünen çevirmenle bu buluşma için UNİCEF’teki görevinden izin alıp gelen Nilgün Hanım Korece’den İngilizceye, İngilizceden Türkçeye ve bunun tersi ile çevirmenlik işi yaptılar. Böylece Şenal çok rahat etti. Söylemek istediklerini tam olarak söyleyebildi ve Korelilerin söylediklerini anladı. Birlik’ten Türkiye’ye yedi kişiyi davet ettiklerine ilişkin CKD mektubunu sundu. Korelilerin de bu davete bu sonbaharda icabet edecekleri anlaşıldı.

Birlik yöneticileri “Kim Jong Suk-Biyografi” adlı bir kitap armağan ettiler. Biz de karşılık olarak benim Kore kitabımı ve Şenal’ın evden getirdiği işlemeli bir tabak ile bir kutu lokum bıraktık. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

222Zeki Sarıhan

1 Temmuz 2008, Salı

Sabahleyin Devrim Müzesine gittik. Japonya ve Amerika ile savaş dönemlerini anlatan bölümler kapalı veya rehberi izindeydi. Kim Jong İl’in devlet başkanlığına gelişi ve Kore’nin askerî gücü ile ilgili dört beş salonu gezmekle yetindik. Rehber uzun uzun anlatmaktan hoşlanıyor.

Müzeden çıkınca, Kim İl Sung anıtı önünde hatıra fotoğrafı çektiren gelin ve güveyle fotoğraf çektirdik. Damat 28, geleneksel giysileri içindeki gelin 26 yaşındaymış. İki sağdıç ve bir yakınlarıyla birlikte onlar da bizim fotoğrafımızı çektiler.

Bir Kore evine ziyareti önceden programa aldırmıştık. Gideceğimiz evin erkeği, Om’un arkadaşı imiş. Ziyaretimiz önceden haber verilmiş. Karı koca işyerlerinden izin almışlar. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

29 Haziran 2008, Pazar (devanı)

Öğleden sonra “Siz yorgunsunuz diyerek programda olduğu halde Moran Tepesi’ne götürmek istemediler. Biz ısrar ettik, onlar caydırmaya çalıştılar. Sonunda mecbur bıraktık. Buraya mümkün olduğu kadar çok yer görmek ve çok insanla hiç değilse merhabalaşmaya gelmiştik. Otelde pineklememiz beklenemezdi.

Moran Tepesi, Pyongyang’ın içinden geçen geniş Dea Dong nehrinin kıyısında ve başkentin eski kalesi imiş. Gür bir ağaçlık içinde, genişçe bir alan ve nehre dik inen bir yanında kale duvarları ayakta.  Yemyeşil bir piknik yeri. Fazla kalabalık olmamakla birlikte birçok aile piknik yapıyor. İki ayrı yerden trampet sesleri geliyordu. Dört erkek asfalt yola oturmuş kâğıt oynuyorlar. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

Türk Kurtuluş Savaşı’nın verildiği 1919-1922 dönemi, sosyalizm ve işçi hareketlerinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllardı.

1 Mayıs 1920: Dünyada 1 Mayıs kutlamaları Dünya işçi sınıfı hareketini doğal müttefiki kabul eden Anadolu basınına yansıdı. Ankara ile İstanbul arasında köprüler atılmıştı. İstanbul’da Damat Ferit Hükümeti, Kuvayı Milliye’ye karşı iç isyanları körüklemekle meşguldü. TBMM açılalı bir hafta olmuştu. Ankara’da Hâkimiyeti Milliye, Konya’da Öğüt, Kastamonu’da Açıksöz, Balıkesir’de İzmir’e Doğru gazeteleri bu kutlamalara yer verdiler. Karabekir de gelişmeleri günü gününe not ediyordu. İstiklal Harbimiz kitabında 1 Mayıs kutlamalarından söz etti. Buna göre Avrupa’da birçok merkezde olduğu gibi Sovyetlerde ve Kafkas ülkelerinde de kutlamalar yapılmıştı. Moskova telsiziyle yayılan ve Karabekir’in TBMM’ne, kolordulara, Trabzon ve Van illeriyle, Kendi komutası altındaki 15. Kolordu birliklerine, 56. Ve 61. Fırka Kmandanlıklarına gönhderdiği bildiride şöyle deniyordu: HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

Koryo Havayollarının uçağı 12.30’da 40 dakikalık bir gecikmeyle Pekin’den havalandı. Çoğunluğu Koreli olan yolcular arasında bizim gibi birkaç yabancı da vardı. Çıtı pıtı Koreli hostesler, bize içinde soğuk pilavın, balığın, tavuğun bulunduğu yemek de verdiler. Yerel saatle 15.30 gibi başkent Piyogyang’a indik. Bu kez gümrükten 2000 ve 2001’deki gelişlerimizden daha kolay ve çabuk bir geçiş yaptık. Bavullarımız açılmadı. Yalnızca cep telefonlarımızı dönerken geri vermek üzere emanete aldılar.

Bizi dışarıda Kore Türkiye Dostluk Derneği başkanlık üyesi Om Som Guk ile Derneğinin Sekreteri Kim Kyong Song ve bir şoför karşıladı. Om’la ilk kez karşılaşıyoruz. Kim ise 2001’de bir grup çocukla uluslar arası çocuk festivaline geldiğimizde tercümanlık yapmış, kendisi de 2003’te Ankara’ya gelmişti. Aramızda epey bir yakınlık oluşmuştu. Dolayısıyla bu yılki buluşmamız daha arkadaşça ve sorunsuzdu. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

İnsanın sinir sistemi diğer canlılar gibi, doğal tehlikelere karşı saniyeler içinde tepki veremeseydi, kim bilir dünyada şimdi böyle bir cins olmazdı.

Siyaset de gerekli tepkiyi gerekli zamanda verme sanatıdır.

AKP-MHP İttifakı, önümüzdeki seçimlerde, Tayyip Erdoğan’ın başkan olması için bütün tedbirleri aldıklarını düşündükleri bir anda CHP, beklenmedik bir manevra yaptı. Meclis’te beş milletvekili bulunan İYİ Partiye ödünç 15 milletvekili vererek onun Meclis’te grup kurmasını, böylece seçimlere katılmasını güvence altına aldı. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

“Erken seçim istemek vatana ihanettir” sözü Tayyip Erdoğan’a aittir ve söyleneni de çok olmadı. Televizyonlarda günde beş kez atılan nutuklara bakılırsa hükümetin işleri de tıkır tıkır yürüyordu. Yollar, köprüler yapılıyor, ülke kalkınıyor, 15 Temmuz darbecileri yargılanıp cezalara çarptırılıyor. Fabrikalar satılıyor, Olağanüstü Hal Kanunun uzatıldıkça uzatılıyor, Torba Yasalara Meclis çoğunluğunun elleri kalkıp iniyor, üstelik kimse gıkını çıkaramıyordu.

Ne oldu da hükümet birdenbire baskın bir seçime gitme kararı aldı? İşte 2019 Kasımına kadar iktidarda kalmayı garanti görüyorlar, Gene de ne olur ne olmaz diye muhalefeti ağza alınmayacak sokak diliyle yerden yere çalarak silmek istiyorlardı. Siyaset kurumu hiç bu kadar ayağa düşmemişti. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

1 (2)Zeki Sarıhan

(Bu vaazlar akla, mantığa, bilime aykırı görüşler içermez. Din, dil, ırk, mezhep ve cins farkı gözetmez. Kalp ve beyin sağlığına uygundur. Sorulara ve eleştiriye açıktır.)

Ey insanlar!

Son günlerde en yüksek makamları bir deizm korkusu sardı.

Olay Konya’da yapılan bir toplantıda İmam Hatiplilerle ilgili bir araştırma raporunda bu okul öğrencilerin arasında Deizm akımının yaygınlaşmakta olduğu iddiasıyla patlak verdi. Olaya bizzat Cumhurbaşkanı el koydu. Milli Eğitim Bakanından bir canlı yayında bilgi aldı. Diyanet İşleri Başkanına emir vererek gençlerin böyle sapık akımlara kapılmaması için açıklama yapmasını istedi. Diyanet İşleri Başkanı “Bana ne, herkes istediğine inanır veya inanmaz” diyecek yerde, istenilen demecini verdi ve artık bu açıklamasından sonra hiçbir gencimizin böyle şeylere heves etmeyeceğini söyledi. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI
Haydar PINARBAŞI
Hüseyin ÖZALP
Türker ERTUNCAY