Cengiz KOÇ | Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 658182Toplam ziyaretçi:
  • 66Bugün kü ziyaretçiler:
  • 897Dünkü ziyaretçiler:
  • 1Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Cengiz KOÇ

27-1“İnsan gerçek dostlarını felaket anında tanır. Yenilgi yılları iyi bir okuldur.” (Lenin)

Nispi demokratik sistemin yok edilerek tekçi rejim anlayışının yasal hale getirilmesi için yapılan seçimin yol taşlarını döşeyenler tarih önünde hesap vermekten kaçamazlar.

Dünyadaki dengelerin değişimi, orta doğunun yeniden şekillenerek yağmalanması, milliyetçi rüzgârların esmesiyle iktidara gelen Trump’tan, Orban’a tekçi anlayışlar elbette Türkiye’yi de etkileyecekti. Neoliberal düzenin sürdürülmesi tekçi anlayışların iktidar olmasıyla mümkün gözüküyor. 15 Temmuz siyasal İslam kapışması sonrası inisiyatifi ele geçiren taraf yarattığı anti demokratik ortamı muhalefete karşı savaşa dönüştürdü. Yaratılan süreç sonucunda yapılan seçimin demokratik olacağını düşünmek hayaldi. Nitekim süreç baskı ve terör ortamında gerçekleştirildi. Neoliberal düzenin savunucuları cumhur ve millet ittifakı etrafında şekillendirdiği seçim süreci küresel ve bölgesel aktörlerin neoliberalizmin iyi savunucusu yanında yer alacaklarının hesabı yapılmadı. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27 24 Haziran’da halk, diktatörlüğe geçişe onay vermeyecek. Çünkü demokrasi, özgürlük, barış aşkı bir umut olmuş dalga dalga yayılıyor. Gezi’de oluşan dalgadan daha büyük bir dalga potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüşeceği bir olay yaşanıyor. Toplumda biriken iktidara karşı bıkkınlık, katalizör görevi üstlenen bir fizikçinin enerjisi, yoksul halka dokunuşu, iktidar karalamalarına anında cevabı, 16 yıllık iktidarın ülkeyi ne duruma soktuğu, kin ve nefret tohumlarının ekildiği bir ülkede sevgi, barış ve kardeşlikten bahsetmesi halkta bir umut ve bir halk dalgası oluşmasına yol açıyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27Siyasal İslamın kadına bakış açısı hiç değişmedi. Sorunlu bakış iktidar öncesi ve iktidarla taşınırken de devam etti. Cinsiyetçi yaklaşım,faşizan bakış açısı belleklerine yerleşen düşüncenin dışa vurumu olarak hep ortaya çıktı.Parlamenter sistemi sıçrama tahtası olarak gören siyasal islamcı iktidar,rejim değişikliği düşündüğü 24 haziran seçimi sonrası kadına bakışı yine değişmeyecek.İktidara gelmeden önce röportaj yapan makyajlı kadın gazeteciye “hani var ya kaportası dökük araçlar olur,makyaj yaparlar boyarlar.Bizim kaporta sağlam makyaja ihtiyacımız yok“(1996) ifadesiyle kadın arabaya benzetiliyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27   Neo-liberal uygulamalarıyla Türkiye yi krize sürükleyen siyasal İslamcı yönetim “dış güçlerin oyunu” diye feryat ediyor.Kim bu dış güçler neden Türk parasını değersizleştirmek için çaba sarf ediyor.Dövizi hangi dış güçler alıyor.Birilerinin topluma anlatması gerekmiyor mu? Siyasal İslamcıları iktidara taşıyan kitleler neden soramıyor?

Dış güçler hikayesine inanan kitlelere dönüp sormak gerekiyor.2002 krizinde AKP yi iktidara dış güçlerin taşıdığı akıllarına gelmiyor mu? Neo liberal düzenin uygulayıcısı olarak iktidara taşınan siyasal İslamcılar özelleştirmeci,tüketici,ithalatçı ekonomik uygulamaların yarattığı tahribat sonucu ülkeyi  krize ve kazıdıkları kuyuya yuvarlıyor.80 yılda yaratılan ekonomik değerler 16 yılda 62 milyar dolara satılıp yeni üretim alanlarına değil betona, yola gömerek ekonominin felakete sürüklenmesinin ortamını yarattılar.Borç alıp betona gömen iktidar piyasada dönen sıcak parayla büyüme hikayeleri anlatıyordu. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27Dün katliama uğrayan mazlum halk bugün katliam yapan zalim bir halka dönüşebiliyor. Hitler faşizminin soykırımına uğrayıp sağ kalan Yahudiler orta doğuda Filistin topraklarına yerleşerek bugünkü İsrail devletinin temelini atıyor.1947 de sorunu BM taşıyan İsrail 14 mayıs Filistin de İsrail devletinin kurulması ilanı orta doğuda Filistin-İsrail savaşının başlamasına neden oluyor.1956-1967-1973 arap- İsrail savaşları katliamlara yol açıyor.1967 yılında yoksul arap halkının saldırgan İsrail e karşı savaşında Türkiye’nin devrimci gençleri Filistin yanında yer alarak savaşırken bugünün siyasal İslamcıları İstanbul da  6. filo karşısında secde durup namaz kılıyorlardı.protesto eden devrimcilere saldırıp tarihe kanlı pazar olarak geçmişlerdir. İsrail  1967 savaşında işgal ettiği doğu Kudüs,1980 yılında batı Kudüs le birleştirerek başkent ilan ediyor.1981 golan tepelerinin ilhakı ABD desteğiyle saldırılarını artıyor.1993 yılında  FKÖ ve İsrail in birbirlerini tanımaları sonucu FKÖ tasfiye ediliyor.barış görüşmeleri başlaması sonucu artan saldırı ve toprak işgali Filistin lileri gettolara sıkışıp savaş ve ölümle yaşamasına yol açarken “uygar” dünya ve İslam alemi seyrediyor.1968 yılı İsrail in nükleer güce sahip olduğu yıldır.ABD bunu bilerek desteğini sürdürüyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27  Kim iktidar,muhalefet kim anlayamadık.Mağdur edebiyatıyla iktidarı olan AKP,düşünsel olarak oluşturduğu siyasal İslam trenine bindirdiği,”sözde aydınlar,sol liberaller,Kürtler,siyasal İslamın FETÖ ayağı,kurucu kadroları”süreç boyunca siyasal İslam treninden indirerek ekarte ettikten sonra,nihai hedefe varmak için yanına yedeklediği MHP İle geçmişte birbirlerine sarf ettikleri hakaret içerikli söylemleri bir kenara bırakarak yan yana gelmeleri toplumun aklıyla alay etmektir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27  ”Benim Suriye ile uzun sınırım var.Senin(ABD) ne işin var.Binlerce kilometre uzaktan gelmişsin terör örgütü armalarıyla boy gösteriyorsun.”diyordu siyasal İslamın Türkiye temsilcileri. Emperyalist güçlerin orta doğuda ne aradıklarını hala kavrayamamışsak daha çok katliamlar seyrederiz.Haydutluk yağma düzeni olan emperyalizm.Bağımsızlık ve demokrasi getirmeyeceğini öğrenememişsek daha çok ABD bayrağını sallayanları göreceğiz.Suudi prensinin emperyalist güçler için vahabiliği-selefiliği nasıl yaydıkları,Yeni Türkiye projesiyle siyasal İslamın nasıl örgütlen dirildiği,15 temmuzda siyasal İslamın ittifak kanadının Türkiye üzerindeki darbe girişimini,Kürtlerin nasıl kullanıldığını görememişsek orta doğu halklarının başına daha çok nükleer silah yağacağını hep birlikte yaşayacağız. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27  Dolandırıcılığın kaynağı kapitalizmdir.Neo liberal uygulamaların sürdürüldüğü bizim gibi ülkelerde sistem dolandırıcılığın ortamını hazırlıyor.Herkese zengin olma yolu,refah,mutluluk vaat eden kapitalizm ülkeyi soyup sömürürken topluma bunlara sahip olmanın yolunu aşılıyor.İnsan yaşamı için gerekli olan üretim yok edilirken yerine tüketime dayalı ithal ikameli ekonomi dayatılıyor.İnsan sağlığını gelişimini hiçe sayan sömürü düzeni toplumsal çürümüşlüğün ve çöküşün zeminini de beraberinde yaratıyor.Çalışarak bir yere varılamayacağını,üretmeden kazanmanın yolu teşvik ediliyor.Etkilenen insanlar hayali yollara,şans oyunlarına kısa yoldan köşe dönmenin yollarını arayıp bulmaya çalışıyor.Devletin teşvik ettiği, hukuk sisteminin boşluklarından faydalanarak ortaya çıkan dolandırıcılık organizasyonları kapitalizmin istediği gibi hayata geçiriliyor.Sülün Osman olayı,bankerler skandalı,mercimek olayı,saadet zincirleri,yimpaş,deniz feneri,jet fadıl,devletin örtülü ödeneğini dolandıran parsadan,telefon üzerinden yapılan dolandırıcılık,devletin teşvik ettiği şans oyunları,TV kanallarında halkın sağlığıyla oynanan ilaç dolandırıcılığı,pazarlardan organik ürün dolandırıcılığı,bu dolandırıcılık ağına düşen ülkenin okumuş kesimi,profesörü,savcısı,güvenlik görevlisi,müsteşarı,öğretmeni kısacası toplumun tüm kesimleri dolandırıcılık ağına bir şekilde bulaşıyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

4 Ekonominin kötü gidişatı,siyasi ve devlet krizine yol açar.Siyasi krizle gelen yönetememe,devlet yapılanmasında sömürge faşizmden açık faşizme evrilme ihtiyacı ortaya  çıkarır.Açık faşizme evrilirken kitle desteği de oluşturma ihtiyacı,oluşturulan paramiliter güçlere hukuki altyapı desteği oluşturmak güvence vermek zorunluluğu gerektiriyor.Siyasal İslam ideolojik temelli devlet yapılanması,ithalat ve inşaat temelli ekonomik anlayışının tıkanması,oluşturdukları İslami burjuvanın taleplerine yeterince cevap verememesi (doymak bilmeyen),dış politikada başarısızlık,bunun yol açtığı kriz,ülke içinde soygun düzeninin faturasını vergilerle halka yüklenmesi,oluşacak toplumsal tepkiyi engellemek için girişilen tek adam anlayışlı yönetme,(allahın lutfu) ile ortaya çıkan OHAL yok sayılan hukuk düzeniyle ilan edilen KHK lar hiçte şaşırtıcı değildir.Son yayınlanan 696 nolu KHK tamda açık faşizm özleminin alt yapısının oluşturulduğunu ortaya koyuyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

4Demokrasi ve hukuk sistemini yok ederek,baskıcı rejim anlayışını topluma dayatan AKP devleti saldırılarını beslediği lümpen,sabıkalı tayfa üzerinden yürütüyor.Yetkililerinin her konuşmasında kendilerine vazife çıkaran bu lümpen çeteler bazen parlamentoda,bazen sokakta,bazen görsel, yazılı medyada ortaya çıkıyor.Banyolarında kan akanlar mı dersiniz,Kendinden olmayanı hedef göstererek korkutmak için saldıranlar,tehdit,darp edenler mi,kurşun sıkanlar mı dersiniz,dükkan yağmalayıp tahrip eden mi dersiniz,muhalefet liderinin önüne kurşun atan mı dersiniz,çocuk tecavüzleriyle toplumsal ahlaksızlığın uç noktasını yaşayanla rmı dersiniz bunlar AKP devletinin yarattığı lümpen güruh.Hukuksuzluk ortamının yaratılmasından güç alan bu çeteler AKP nin yeni rejim(faşizm) anlayışının militer gücünü teşkil ediyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

4  Milli savunma Bakanlığınca hazırlanan.başbakanlığa sunulan,bakanlar kurulunca kararlaştırılan “Türk silahlı kuvvetleri personel kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı” komisyondan AKP,MHP,CHP nin oylarıyla geçti.Milli savunma bakanı “terörle mücadelede yerel planlamanın yetersiz kaldığı ve genelkurmay başkanlığının merkezi planlamasına ihtiyaç duyulduğu hallerde Türk silahlı kuvvetlerinin görevlendirilmesinin hukuki altyapısını oluşturmak” açıklaması yapıyor.Yasa mecliste çözemedikleri terör sorununu askere havale etmek anlamına geliyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

4Soygun ve hırsızlık düzenidir Kapitalizm.Karşı çıkmayan toplum yaratmak için medyasıyla,kiralık yazarlarıyla toplumun en küçük hücresini uyuşturmak için her yola başvurur.Bu soygun ve hırsızlık düzeninin savunucusu,uygulayıcısı olan  AKP iktidarının neler yaptığını,14 yıllık icraatlarıyla hep beraber yaşadık.Bizlerden toplanan TRT payının kendi yandaşına dizi çektirmek için(Filinta) 57 milyon liranın nasıl verildiğini gördük.Bizlerden soyulan paralarla nasıl bir tabaka yaratıldığını neler yaptığını hep beraber yaşıyoruz.Soydukları paraları nerelere kaçırdıklarını hep beraber görüyoruz. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI
Haydar PINARBAŞI
Hüseyin ÖZALP
Türker ERTUNCAY