Kaya Çetin | Didim Özgürses Gazetesi | Bağımsız Günlük Siyasi Gazete

Arşiv

firma-ekle

İstatistikler

  • 610944Toplam ziyaretçi:
  • 79Bugün kü ziyaretçiler:
  • 752Dünkü ziyaretçiler:
  • 1Online olan ziyatçiler:

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Kaya Çetin

2 (2)Çavuşun biri, karavana erini çağırıp muştulamış:

-Gözün aydın lan, karar verdik, bundan sonra seni dövmeyeceğiz!

-Sağ olun çavuşum.

-Sevildiğini bil, artık sövmeyeceğiz de!

-Essah mı çavuşum?

-Tamam lan eşşoleşek, söz.

-Çavuşum, ben de bundan sonra karavanayı getirirken sizinkine işemeyeceğim!

*** HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Oy kullanma ölçütlerimizi şöyle sayabiliriz:

-Babam kime vermişse ben de ona veriyorum. Çocuğum da inşallah bizim partiye oy verecek.

-Kuran’a el basıp, yemin ettirdiler, oyumuzu mecbur onlara vereceğiz. Erzak filan da veriyorlar.

-Bizimkilere kızgınım, oyumu öteki partiye veririm.

-Çalıp çırpıyorlar ama iş de yapıyorlar; oyumu onlara veririm.

-Ben, alnı secde görmeyene oy vermem.

-Kime oy vereceğimi bilmiyorum, ağam daha söylemedi.

-Bizim partinin barajı aşma şansı yok. O nedenle oyumu ehven-i şere veriyorum.

-Benim istemediğin partinin karşısındakiler içinde şansı en yüksek görünen partiye oy veriyorum.

Listeye siz de ekleme yapabilirsiniz. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Çatı adayı arayışları tedirginlik yaratmış olsa da, sonunda kimsenin itiraz edemeyeceği bir ismin adaylaştırılması ve üç muhalif partiye verilen destekle cumhur ittifakının tuzaklarından birinin boşa çıkarılması, CHP’nin kendini bulma yolunda attığı önemli adımlardır. Dileğimiz, adayların seçiminde ve seçim çalışmalarında da CHP’yi kendi kimliğiyle buluşturacak olan bu tutumun sürdürülmesidir.

İçinde bulunduğumuz koşulların demokrasi diyen, temel hukuk kuralları diyen, bilimsel eğitim, insan hakları, laiklik, barış ve özgürlük diyen insanlaşma ve aydınlanma savunucuları için hiç de kolay olmadığı bir gerçek.

Öyle anlaşılıyor ki, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi (!) adı verilen ucube bir söylemin arkasında saf tutan gericiler ittifakı, iktidarı vermemek için elinden geleni yapacaktır. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Bir ortamda çürüme başlamaya görsün, yayılmadık yer bırakmaz. Bir çuval incire bir çürük incir ekle, çok geçmez bütün çuvalı çürütür. Çünkü bulaşıcı olan iyilik değil kötülüktür.

Misal, bu yüklenici Cengiz milletin a.sına koydu ya; ondan sonra koyan koyana…

Domates tarlada 30 kuruş, manavda 3 lira. Demek ki koyanlar üreticiyle manav arasında.

Mazot lüks yata 190 kuruş, traktöre 570. Çiftçi altta kalmış ama olayın ayırdında olmadığı için gidip gelip oyunu koyana veriyor.

Seçim paketi açıklandı; vergi ödemeyene, kayıt dışı çalışana, trafik suçu işleyene kural tanımayana af geliyor.

Affa girenlerin yükü dürüst insanların sırtındadır.

Varsıl çocuğunu özel okullarda, yurt dışında okutuyor. Yoksula da imam hatibi gösteriyorlar. Dinimizi illa ki yoksula öğretecekler. Öğretecekler ki merak edip her şeyi sorsun:

Banyoda gözüne su kaçarsa oruç bozulur mu, Hz. Nuh oğlunu cep telefonuyla mı aradı, ölen karınızla veda seksi caiz midir?… HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)İlkokul okuma kitaplarında bir çoban öyküsü vardı; bizim kuşaktakiler anımsayacaktır:

Çobana 100 koyun teslim eden ağa, yayla dönüşü ses seda çıkmayınca çağırıp hesap sorar. Bir bakraç yoğurt ve bir koyun postuyla gelen çoban, hesabını manzum olarak vermeyi yeğler:

“Yağmur yağdı, gök çatladı,

72’sinin ödü patladı,

Önden gitti baş toklu,

Arkasından beş toklu,

Onunu verdim kasaba,

Onunu katma hesaba.

Kurt kaptı birisini,

Birinin de getirdim derisini. “

100 koyundan geriye kala kala bir post kaldığını gören ağa, yoğurt bakracını aldığı gibi çobanın kafasına geçirir; taşı da gediğine koyar:

-Hesabını düzgün verenin yüzü de böyle ak olur!  HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Gündemimiz “Abdullah Gül çatı aday olsun mu, olmasın mı?”

Dilerseniz eşi Türkiye’yi AİHM’ye şikayet etmiş olan Bay Gül’ün nasıl bir insan olduğunu biraz anımsayalım:

“İslama aykırı kanun kalkacak… Türkiye’de geçerli kanunlar arasında, İslama aykırı olanlar da var, olmayanlar da . Aykırı olanlar baskıdır. Baskı kalkacak. Bu hakkı kullanacağım. Halka bu imkanı vereceğim… Düzen Türkiye’de İslam’ı caminin içine hapsetti. Biz, İslam’ı hayat tarzı olarak görmek istiyoruz…” (Annem Batıya Gidin Dedi, Abdullah Gül’le röportaj S.145, Nilgün Cerrahoğlu) HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Köy Enstitülerinin kuruluşunu Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç ile arkadaşlarının; hatta İsmet Paşa’nın kimliklerine bağlayanlar olduğu gibi; devletin yüreklendirmesiyle (özellikle İzmir’deki İktisat Kongresinden sonra) üretenlerin artı değerine el koyarak çevresindeki duvarları yükseltmeye koyulan kentsoylu sınıfının arayışlarıyla açıklayanlar da vardır.

Doğrusu, ilerici seçkinlerin gelişmelerdeki payını yadsımak olanaksızdır. Ancak hiç kuşku yok ki belirleyici olan başından beri ekonominin dizginlerini elinde tutan kentsoylu sınıfıdır. Çünkü artık yönetim ve karar erkini, bir daha bırakmamacasına ele geçirmişlerdir. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Halkımın en çok güvendiğim özelliği sezgilerinin sağlamlığıdır.

Haberi duymuş olmalısınız, 100 sterlin yatırıp internet kanalıyla penis büyütücü siparişi verenlere gönderilen kolilerden kullanma kılavuzuyla birlikte 15 liralık büyüteçler çıkmış. Haberin hayranlığımı artıran yanı, bunlardan binlercesinin, rezilliği göze alıp durumu polise bildirmeleri.

İşkence altında bulunmama karşın 16 yıldır bu memleketten kaçmıyorsam nedeni budur.

Şimdi bir büyüteç de ekonomi haberleriyle birlikte geldi.

Dolar 4 lira, avro 5 lira, benzin 6 lira, işsizlik % 10,3, enflasyon % 12 ama büyüteç… pardon büyüme % 7,4.

Amacım sorun çıkarmak değil; HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü konuşmasında “İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. Siz İslam’ı 14 asır, 15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız”, dedi ya; yanıt ta Hollanda’dan geldi:

-Haddini bil!…

İslam’da toplumsal yaşamı belirleyen 3 kaynak var.

Birincisi Kuran:

*Gayişe suresi 22-26: “Sen ancak öğüt vericisin, onların üzerinde zorba değilsin… Onların sorguya çekilmesi sadece Allah’ a aittir.” HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)CHP’de, tüzük kurultayının son hazırlıkları tamamlanıyor. Gerçi kimse bana danışmadı ama yine de önerilerimi sunayım. Ola ki bir gören olur da yararlanılır.

*Parti üyeliğini üçe ayıralım.

Parti çalışmalarına hiperaktif olarak katılan ve büyük bir özveriyle kendi ödentisi yanında delege seçilmesine yetecek kadar üyenin de ödentilerini karşılayan üyelere GÖZDE ÜYE diyelim. Bu üyeler seçim süreci dışında da ortalıkta görünsün ki yediklerimizi hazmedebilelim.

*Belediyede bir iş edininceye kadar her türlü etkinlikte parti ve belediye yönetenlerini kuşatarak şirinlik yapanlara SÖZDE ÜYE diyelim. Sözde üyelere, iş edindikten sonra da etkinliklere katılma zorunluluğu getirilsin.

*Her türlü seçimde oy kullanmayı bir varoluş sorunu olarak algılayan, etkinliklere katılan ve günün birinde Atatürk’ün yattığı yerden doğrularak “Haydi, herkes evine”, demesini bekleyenler de ÖZDE ÜYE olsun. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Anadolu toprakları ve Cumhuriyet iklimi verimlidir; İbni Haldun’dan Halil İnalcık’a, Mustafa Akdağ’dan Muazzez İlmiye Çığ’a, İlber Ortaylı’dan Sinan Meydan’a onlarca tarihçi sayabilirsiniz. Bilimsel yöntemleri kullanırlar, güvenilir kaynaklardan araştırma yaparlar, oturur adam gibi yazarlar, geçmişimizi öğrenmede bize ışık tutarlar.

Tarihçi diye anılanlar arasında, kutsallarımıza saldırıyı iş edinmiş bir herif de var ki, bazıları ona “soytarı”, diyor.

TDK’nun sözlüğüne baktım, soytarı için “maskara, hileci, yaltak, kaşmer” karşılıkları konulmuş. Bence bir sakıncası yoktur. Bunların çıkardıkları cızırtılar da umurumda değil. Ancak bir soytarı “muteber kişi” olabiliyorsa o beni rahatsız eder, sizi de etmeli. Çünkü bir soytarının itibar görmesi soytarılığı artırır. Bir de bakarsınız, sağınız solunuz hep soytarı olmuş. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

2 (2)Cumhuriyet, karşıdevrimin saldırısı altında varoluş mücadelesi verirken, 36. Kurultayda CHP’yi yönetenler partideki iktidarını (değişen güç dengelerine göre yeniden düzenleyerek) bir kez daha korumayı başardılar.

Eğitimden sağlığa, ekonomiden dış ilişkilere, işsizlikten yoksullaşmaya… her birisi yaşamsal boyutlara evrilen sorunlar bir yana; Cumhuriyetin, Suriye bataklığına çekilerek Sevr koşullarına doğru sürüklenişi bile tartışılmadı kurultayda.

Demek ki, 1950’dan beri izlenegeldiği halde bir kez bile olumlu sonuç alınamayan tutum, (farklı bir sonuç beklentisiyle) sürdürülecek. Nasılsa tıpış tıpış gelip oy verecek yeterince delege her zaman oluyor.

Oluyor ama bu yapı beklentileri karşılamıyor. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Bu alana Reklam Verebilirsiniz DİDİM ÖZGÜRSES GAZETESİ Telefon: 0 533 591 72 59

Çizerimiz

Mehmet TEVLİM

Köşe Yazarlarımız

Erdoğan ŞAHİN

Kaya ÇETİN

Cengiz KOÇ

Mustafa ÖGE

Bülent ELDEN

Aydın KÜÇÜKAL

Zeki SARIHAN

Doğan GÜNEŞ

Yunus LENGERANLI

Özgür YAVUZYILMAZ

PROF. DR. AYDIN FINDIKÇI

Murat KAFADAROĞLU
Adnan GÜRKAN
Zeynep KULAKÇI
Şükrü KUNDAKÇI
Haydar PINARBAŞI
Hüseyin ÖZALP
Türker ERTUNCAY