Didim Özgürses Gazetesi | Yaşanılası bir Didim için

HER 100 İŞÇİNİN 85’İ SENDİKA HAKKINDAN MAHRUM BIRAKILMIŞ

HER 100 İŞÇİNİN 85’İ SENDİKA HAKKINDAN MAHRUM BIRAKILMIŞ

Türkiye’de işçilerin örgütlenme hakkı adeta gasp edilmiş durumda. İşçilerin anayasal hakkı olan sendika hakkı, kâğıt üstünde kalmış bir haktır. Ne yazık ki her 100 işçinin 85’inin sendika üyeliği bulunmamaktadır. Çalışma Bakanı sendikal örgütlülüğün istenilen seviyede olmamasından yakınmaktadır. Çalışma Bakanlığı’nın görevi bu durum hakkında şikâyette bulunmak değil sendikal örgütlenmenin önünde engel teşkil eden ve kısıtlayan yasal mevzuatları değiştirmektir.

13,7 milyon işçi sendika üyesi değil.

Temmuz 2022 sendika istatistiklerine göre; Türkiye’de 15 milyon 987 bin işçinin 2 milyon 280 bini sendika üyesidir. Bir başka deyişle işçilerin 13 milyon 707 bini herhangi bir sendikaya üye değildir. Sendikalaşma ve toplu sözleşme oranının düşüklüğü, Türkiye’nin bir asgari ücretliler toplumuna dönüşmesine neden olmaktadır.

Türkiye’de çalışan işçi sayısındaki artış ile sendika üyesi olan işçi sayısındaki artış arasındaki fark dikkat çekicidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre; Ocak 2022’den Temmuz 2022’ye kadar geçen sürede çalışan işçi sayısındaki artış 693 bin kişi iken sendika üyeliğindeki 6 aylık artış sadece 91 bin kişidir.

158 sendika toplu sözleşme yapabilme hakkından mahrum.

Sendikaların önüne konulan ‘’iş kolunda yüzde 1’lik örgütlenme baraj şartı’ ’sendikaların ve işçilerin örgütlenmesinin önündeki en büyük engeldir. Temmuz ayı sendika istatistiklerine göre toplam 218 işçi sendikasının sadece 60’ının toplu sözleşme yapma yetkisi bulunmaktadır. 158 işçi sendikası yüzde 1’lik örgütlenme baraj şartını yerine getiremediği için toplu sözleşme yapabilme yetkisi yoktur. Toplu sözleşme yapabilme önündeki yasal engeller, işçilerin sendika üyesi olsalar dahi daha düşük ücretlerle çalışmasına neden olmaktadır. Yüzde 1 baraj şartı kaldırılmalı, sendikaların özgür ve bağımsız toplum sözleşme hakkı güvence altına alınmalıdır.

Çalışma Bakanının görevi şikâyet etmek değildir.

Çalışma Bakanı sendikal örgütlülüğün istenilen seviyede olmamasından yakınmaktadır. Çalışma Bakanlığı’nın görevi bu durum hakkında şikâyette bulunmak değil sendikal örgütlenmenin önünde engel teşkil eden ve kısıtlayan yasal mevzuatları değiştirmektir. Sendikal örgütlenmenin baskı ve zor yoluyla engellediği iş yerlerinde gerekli yaptırımları uygulamaktır.

Mevcut sendikalar yasasında yer alan kısıtlayıcı hükümler değiştirilmediği sürece, sendika hakkı sadece anayasa da yazılı bir hak olarak kalacak lakin işçiler bu hakka hiçbir zaman tam olarak erişemeyecektir. Mevcut sendikalar yasası bir an evvel değiştirilmeli ve sendikal örgütlenmenin önündeki yasal tüm engeller kaldırılmalıdır.








Yorumlar

Yorum yazabilmek için giriş yapın. Henüz kayıt olmadıysanız yeni hesap oluşturun.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!